İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Tilki Uykusu

Hepimiz ayrı hayatlarda çoğunlukla yoğun, kalabalıklar arasında, sağlıksız ortamlarda, havasız odalarda ve illaki stres yüklü bir zamanı yaşıyoruz. Olumsuz koşullar öyle çok ki saymakla bitmeyecek kadar.. Yaşadığımız/yaşlandığımız zamanı daha verimli ve keyifli bir hale getirmek için olumlu düşüncenin öncelikli öneminin yanısıra, hep dillendirdiğimiz ‘yaşam kalitemiz’i arttırmak adına ufak ‘yaşam tarzı değişiklikleri’ ne kadar da konu oluyor cümlelerimize..

Kendimize ve çevremize söylediğimiz yalanlar var, nasıl olduğumuz sorulduğunda iyi olduğumuzu söylememiz gibi en basitinden.. Oysa iyi değil bedenlerimiz, bedenlerimiz özgür değil.. Fiziksel aktivite eksiğimiz yüzünden kronik ağrılarımız var, esnek değiliz, zayıf bir gövdeye sahibiz; ve geleceğimizi şimdiden zincire vurmak gibi bu yaptığımız.. kimbilir belki de yap(a)madıklarımız..

Kendimizi umursamıyoruz; özgür yaşamayı, ama gerçekten özgür olmayı göz ardı ediyoruz.. Yeterince egzersizle ve tertemiz akciğerlerle uzun soluklu bir hayatın, kendi hayatımızın keyfini sürmek, işte bizi daha zengin ve özgür kılacak olan bu.. Kendi hayatımızı başkalarınınmış gibi yaşamayı bırakmak bir anlamda..

Bu keyfin tadına varmalı.. Fiziksel aktivite eşittir fiziksel özgürlük, hayata daha güvenli devam etmek elimizde iken bunu lehimize çevirmiyor oluşumuz enteresan aslında.. Egzersizin meydan okuduğu obesite, diabet, kalp-damar hastalıkları gibi pek çok hastalık bize uzak kalabilecekken nedendir bu erteleme? Ve ertelenen zaman ne zaman gelecek?

Aslında hep ’sonra ’ sına attığımız planlarımız bu zamanın sonrasına atılmıyor benim fikrime göre, bizi geriye götürüyor. İleri yöne ertelediklerimiz aslında beden sağlığımızı her ‘daha sonra’ larımız sebebiyle yitirilen fiziksel kalite olarak yüzümüze çarpmayı bekliyor, hem de bir yığın halinde..Şu an gözlerimizi kapattığımız yığınla borcumuz birikiyor kendi hayatlarımıza ..

Tilki uykusundayız .. Bu uyku halini üzerimizden atarak özgürlüğümüze adım atmayı öneriyorum. Başkalarına tavsiye ettiklerimizi kendi kulaklarımıza duyurmayı başarmamız lazım. Sağlık demogojilerinden, her türlü demogojiden fazlasıyla bıkmışken artık, lafı sündürmeden ben sadece uyuyan bedenlerimizi uyandırmayı ve sonrasındaki psikososyal gelişimin artan özgüvenle birlikte hayatlarımızın tadını değiştireceğini iddia ediyorum..

Fzt Tuba Ergene

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir